Bu son zamanlarda üzüldüğüm konulardan birisi. "Aşk romanı = Erotik Roman" düzeyinde bir boyuta geldik resmen. Piyasaya o kadar ama o kadar çok "Yetişkin Okurlar İçin" etiketli romanlar çıkıyor ki artık onları görmekten yorulmaya başladım.
Aslında ben de Elli Ton serisini okudum, Gabriel serisinin iki kitabını da. Bazı kısımlarını atlamak zorunda kalsam da anlatılan aşkı sevmiştim. Ama özellikle bu romanların başlattığı akımın roman dünyasını bu boyuta getireceğini hiç tahmin etmemiştim. Öyle bir boyuta geldik ki içinde erotizm barındırmayan aşk romanları okunmaz/keyif alınmaz kategorilerine eklenmeye başladı. Bunu bir okurun yorumundan bizzat gördüm.
Oysa aşk tensel olarak yaşananın çok ötesindedir bana göre. Eğer tensel birliktelik bu kadar önemli ya da değerli olsaydı tek gecelik ilişki yaşayan tüm insanlar dünyanın en mutlu insanları olmalılardı.
Tabii ki insan sevdiğine dokunmak ister. Bir aşk romanı okuyan birisi de o elektriği de hissettirmek ister ama gerçekten bu boyutta mıdır bu? Bazı romanlar var ki durum tam olarak şu: Karakter birisinden hoşlanmaya başlıyor, hop yatak hayalleri. Karakterler birbirlerine açılıyor, hop yatağa. Kavga ediyorlar, barışmak için hop yatağa. Birbirlerini sevdiklerini yeniden anlıyorlar, hop yatağa. İşin rahatsız edici boyutu bu sahanelerin tümünün her defasında tüm detayları ile anlatılması... O zaman ben romana, aşk romanı gözü ile bakamıyorum. Erotik bir şeyler yazmak için aşkı bahane olarak kullanan hikayeler olarak görüyorum.
Belki acımasız olduğumu düşünebilirsiniz ama wattpad gibi bir örnek var önümüzde. 13-15 yaşa aralığındaki çocuklar bile, hayran oldukları kişilerle ilgili erotik hikayeler yazıyorlar o.O Ama bir durun değil mi?
Bilmiyorum. Herkesin her duruma bir bakış açısı vardır elbet, ve ben tabii ki saygı duyarım. Ancak bu durumun geldiği boyut, beni gerçekten üzmeye başladı. Hislerin tenselliğin altına gömülmesi beni en çok rahatsız eden şey.
Oysa bana göre kalp, hayatının sonuna kadar dokunamayacağı birisini bile ölümüne sevebilir.
Aslında ben de Elli Ton serisini okudum, Gabriel serisinin iki kitabını da. Bazı kısımlarını atlamak zorunda kalsam da anlatılan aşkı sevmiştim. Ama özellikle bu romanların başlattığı akımın roman dünyasını bu boyuta getireceğini hiç tahmin etmemiştim. Öyle bir boyuta geldik ki içinde erotizm barındırmayan aşk romanları okunmaz/keyif alınmaz kategorilerine eklenmeye başladı. Bunu bir okurun yorumundan bizzat gördüm.
Oysa aşk tensel olarak yaşananın çok ötesindedir bana göre. Eğer tensel birliktelik bu kadar önemli ya da değerli olsaydı tek gecelik ilişki yaşayan tüm insanlar dünyanın en mutlu insanları olmalılardı.
Tabii ki insan sevdiğine dokunmak ister. Bir aşk romanı okuyan birisi de o elektriği de hissettirmek ister ama gerçekten bu boyutta mıdır bu? Bazı romanlar var ki durum tam olarak şu: Karakter birisinden hoşlanmaya başlıyor, hop yatak hayalleri. Karakterler birbirlerine açılıyor, hop yatağa. Kavga ediyorlar, barışmak için hop yatağa. Birbirlerini sevdiklerini yeniden anlıyorlar, hop yatağa. İşin rahatsız edici boyutu bu sahanelerin tümünün her defasında tüm detayları ile anlatılması... O zaman ben romana, aşk romanı gözü ile bakamıyorum. Erotik bir şeyler yazmak için aşkı bahane olarak kullanan hikayeler olarak görüyorum.
Belki acımasız olduğumu düşünebilirsiniz ama wattpad gibi bir örnek var önümüzde. 13-15 yaşa aralığındaki çocuklar bile, hayran oldukları kişilerle ilgili erotik hikayeler yazıyorlar o.O Ama bir durun değil mi?
Bilmiyorum. Herkesin her duruma bir bakış açısı vardır elbet, ve ben tabii ki saygı duyarım. Ancak bu durumun geldiği boyut, beni gerçekten üzmeye başladı. Hislerin tenselliğin altına gömülmesi beni en çok rahatsız eden şey.
Oysa bana göre kalp, hayatının sonuna kadar dokunamayacağı birisini bile ölümüne sevebilir.








